Urfa Haber – Urfa Haberleri
Urfa’da Kültürel Durum
Urfa’da Kültürel Durum
Tarihi ve kültürel değerler bakımından zengin bir potansiyele sahip olan Urfa, her şeyden önce bir “Peygamberler Şehri”dir. Urfa’nın, bir çok medeniyetlere beşiklik etmiş olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar...
9 Aralık 2016 10:58
Okunma Sayısı 18
Urfa Haber – Urfa Haberleri

Tarihi ve kültürel değerler bakımından zengin bir potansiyele sahip olan Urfa, her şeyden önce bir “Peygamberler Şehri”dir. Urfa’nın, bir çok medeniyetlere beşiklik etmiş olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar ulaşan tarihi yapıları, anıtları ve ören yerleriyle Urfa, gerek mimarisi ve gerekse tarihi yapılan bakımından zengin bir yöredir
Bu çerçevede halen ayakta kalmayı başaran Camiler, Türbeler, Medreseler, Hanlar ve Kervansaraylar bulunmaktadır. Ancak burada Urfa’nın daha çok, bazı tarihi yapılan, gelenek ve göreneklerin ve hayat tarzlarından söz edilecektir.
Urfa islami dönemde çeşitli devletlerin eline geçmiş olduğu için, yine bu devletlerin kültürlerinden izler taşımaktadır. Türk-İslam döneminde inşa edilmiş Anadolu ve Suriye mimarisinin özelliklerini taşımaktadırlar. Halen ayakta kalabilen yapılardan bazılan şunlardır:
Ulu Cami; 1170-1175 yıllan arasında Zengiler zamanında yaptırılmış olduğu tahmin edilmektedir. Haşan Padişah Camii; XV. Y.Y ‘m ikinci yansında Akkoyunlu Devleti Sultan Uzun Hasan tarafından yapılmıştır. Yusuf Paşa Camii; Vezir Yusuf Paşa tarafından 1709 yılında yaptırılmıştır. Rızvaniye Camii; Osmanlıların Rakka Valisi Rızvan Ahmet Paşa tarafından 1716 yılında yaptırılmıştır. Şeyh Mes’ud Tür¬besi; ne zaman yaptırıldığı pek bilinmemekle beraber, yapının 100 metre kadar yakınında bulunan bir sarnıcın yanındaki kayaya yazılmış olan kitabede bu sarnıcın 1183 tarihinde Saidoğlu Nişaburlu Mes’ud tarafından yaptırıldığı yazılmaktadır. Mimari özelliklerine dayanarak Türbenin de aynı tarihlerde yapılmış olabileceği tahmin edilmektedir. Eyyübi Medresesi; Ulu caminin doğusunda bitişik olan bu yapıdan günümüze sadece kuzey duvarındaki Eyyübiler devrine ait 1191 tarihli kitabe kalmıştır. Aym yerde bulunan bir başka Medresenin de 1781 yılında Nakibzade Hacı İbrahim
Efendi tarafından yaptırıldığı bilinmektedir .
Urfa’da bu yapıların yanında, Gümrük Han, Balıkkgol, Mencek Han, Han- el Bar’ür Kervansarayı, Çar Melik Kervansarayı, Urfa Kalesi, Şuayb Şehir Harabeleri, Harran İçkale, Hz.İbrahim’in doğduğu mağara, Hz. Eyyüb’ün Çile Mağarası gibi tarihi ve kültürel özellikleri olan yapılar mevcuttur.
Urfa’nm kültürel zenginliğim oluşturan bu tarihi yapıların yanında, Sahaniye diye adlandırılan ve bir çeşit toplantı ve eğlence biçimi olan kış gezmeleri, bir bakıma yaygın eğitim faaliyeti yapan Sıra Geceleri, Sohbet toplantılarının yapıldığı Odalar da kültür kaynaklarıdır.
Urfa’da geleneksel yapı hala büyük ölçüde korunmaktadır. Urfa halkının yaşam biçiminde de geleneksel özellikler devam etmektedir. Osmanlı döneminden kalma aşiret yapısı hala korunmaktadır. Aşiretcilik anlayışı son yıllarda şehir merkezinde yavaş yavaş eski özelliğini kaybetme temayülünü göstermekle birlikte, kırsal kesimde canlı olarak devam etmektedir. Ağa, Şeyh veya Seyyid diye bilinenlere itibar edilmektedir. Yağlı, unlu, baharatlı, tatlı ve acılı yiyecekler beslenme kültürünü oluşturan temel unsurlardır. Acılı yiyeceklerden olan “çiğ köfte” hala en önemli besin kaynağıdır. Urfa’da evlenme ile ilgili işlemler geleneksel ve dini özelliklere göre yapılmaktadır. Yakın akrabalarla evlilik tercih edilmektedir. Evlenmelerde “başlık parası” adeti yerel yöneticilerin bazı girişimlerine rağmen devam etmektedir.
“Değişikli” tabir edilen, karşılıklı kız alma geleneği devam ederken, eşlerin birinin anlaşamaması halinde veya ölümü durumunda, diğerinin de iade edilmesi geleneği de sürmektedir.
Yörede birden fazla kadınla evlenme anlayışı pek eskisi kadar olmasa da özellikle kırsal kesimlerde yaşayan ve “Ağa” olarak bilinen kişiler arasında sürdürülmektedir. Çok çocuk sahibi olmak güçlü aile olmanın gereği olarak görülmektedir. Ancak, daha çok erkek çocuklara önem verilmektedir. Kızların miras haklan pek yoktur. Çocuklarının sünnetlerinde “kirvelik” yapan kişiler o, ailenin ileri gelenleri, söz söyleyenleri durumundadırlar. Aileler arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde aşiret reisleri ve kirveler önemli rol oynarlar. Her hangi bir kan bağı olmasa da kirvenin kızı ile evlenme gerçekleşmez.

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ


NOT: Urfadahaber.com basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Urfadahaber.com’da logomuz bulunan haberlerin link verilmek koşuluyla yayınlanması yazılı veya görsel medya’da kullanılması serbesttir. Urfadahaber.com'da yer alan ve Logomuz bulunmayan haberler tarafımızdan izin alınan kurum ve kuruluşlara aittir. Urfadahaber.com’da kaynak yer alan haberlerden veya yazarlara ait yazılardan meydana gelen sorunlardan dolayı Urfadahaber.com sorumlu tutulamaz. Urfadahaber.com kaynak gösterilen haberlerde ilgili kurum ve kuruluşlardan yazılı izin almıştır. Telif hakkı olan veya hukuki ya da şahsa ait sorunlar oluşturan haberlerle ilgili Urfadahaber.com ile irtibata geçiniz bu gibi durumlarda Urfadahaber.com avukatı tarafından yapılan kontroller sonrasında telif niteliği oluşturan ilgili yazı, resim ve video gibi materyaller en geç 3 gün içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. Urfadahaber.com kaynaklardan ve harici linklerden sorumlu tutulamaz.